Düşünce tarihinde akıl, beyin ve ruhla birlikte bir kişinin özünü anlamanın üçlü yolunu oluşturur. Bir zamanlar filozoflara göre hayati önemdeki ruh, bugün büyük ölçüde ilahiyat ve dinin konusudur, beyinse tersine gündelik konuşma diline nispeten kısa bir süre önce girmiştir, ama “akıl” hem gündelik dilde varlığını sürdürmüş (“aklında tut”, “aklını başına topla”, “aklını kaybetti”) hem de tasavvur, düşünce ve tahayyül gibi daha yüksek amaçları düşündürmüştür. Öte yandan, beyin hakkında kaleme alınmış pek fazla şiir yoktur, ama akıl hakkında yazılmış şiir sayısı çok fazladır. Bilgisayar bilimine dayanan bir metaforla, beynin donanım, aklın yazılım olabileceği söyleniyor. Bu metaforu en basit biçimine indirdiğimizde bir denklemle karşılaşıy... 🔎Devamını Oku
Sayıların kısa tarihçesine baktığımızda, bulunan kalıntılardaki çakıl taşı, kemik ya da sopalar üzerine çizilen kertik veya çentiklerin ilk örneklerinin günümüzden yaklaşık 35.000 yıl öncesine dayandığı görülür. MÖ 10.000 civarında buzul çağı sonlarına doğru insanlığın mağaralardan çıkarak su kaynakjları etrafında toplanmasıyla tarım ve hayvancılık gelişti; bu gelişmeler MÖ 3.200 civarında Sümerlerin Mezopotamya'da yazıyı bulmasını sağladı. Bu şekilde sayılar, çentikler yerine sembollerle gösterildiğinde ise rakam ortaya çıkmış oldu. Aslında "Dünyanın En Önemli Sayıları" başlığını atsam da yazının içeriği " Evrenin En Önemli Sayıları " olacak. Dünya da evrenin bir parçası olduğu için bu evrensel sayılar zaten dünya için de geçerli. Yani... 🔎Devamını Oku
Ordu karıncaları kalıcı bir yuvaları olmaksızın milyonlarca koloni oluşturabilir. Her gece orman zemini boyunca yeni kurbanlar bulup beslenebilmek için uygun adım yürürler ve bu yürüyüş boyunca kendi vücutlarından oluşan köprüler kurmak da dahil, bol yıldızlı bir generali bile kıskandıracak derecede lojistik başarılara imza atarlar. Üstelik karıncalar bu koordinasyonu hiçbir lider olmadan ve olası en az mantıksal kaynakla yönetirler. Tek bir ordu karıncası neredeyse kördür ve ortaklaşa icra ettikleri bu karmaşık hareketleri anlayamayacak kadar küçük bir beyne sahiptir. New Jersey Teknoloji Enstitüsünde Swarm Lab yöneticisi Simon Garnier, 2017'deki çalışmasında , bir ordu karınca kolonisi köprü inşa etme kararı verdiğinde "Koloni... 🔎Devamını Oku
Türkiye’de bilimin durumu tam ve nesnel olarak değerlendirmek zor. Ama pek parlak durumda olduğumuz söylenemez. Sadece uluslararası yayınlara, H-indeksine vb. bakarsak, dünya sıralamasında ilk 40 ülke içine girebiliyoruz. (Bu sıralama makalenin yayımlandığı tarihteki sıralama; Şubat 2024 itibariyle 140. sıraya gerilemiş durumdayız ve böyle giderse çok daha alt sıraları göreceğimiz aşikar-Gürkan Tuna) Ama bu sıralama pek bir şey ifade etmiyor. Akademisyenlerin yayımladıkları bilimsel makalelerin ne kadarının gerçek bir bilimsel üretime dönüştüğü ve bunun topluma ne kadar yansıdığı çok ayrı bir tartışma konusu. Bu yazı Prof. Dr. Kerem Cankoçak'ın 2014 yılında kaleme aldığı "Türkiye'de Bilime Dair Mevcut Durumun Değişmesi için Neler Yapılmas... 🔎Devamını Oku